Haber

Kuraklığa uğrayan Burdur Gölü, su seviyesinin en yüksek olduğu 1971 yılında üçte birini kaybetmiştir.

Kuraklığa uğrayan Burdur Gölü, su seviyesinin en yüksek olduğu 1971 yılında üçte birini kaybetmiştir.

Gölün yüzölçümü 17 milyon 998 bin 210 hektardan bugün 11 milyon 866 bin 192 hektara geriledi.

Tur teknelerinin yanaştığı iskele gölün 18 metre dışındaydı.

1977-80 Burdur Belediye Başkanı Çetin Bozcu:

“Burdur Gölü saniyede 800 litre su besliyordu”

“1950-54’te bütün aileler faytonlarla, arabalarla göle gelir, çocuklarıyla birlikte yüzerdi.

BURDUR – Dünyadaki iklim değişikliği, yanlış tarım faaliyetleri, kaçak sondajlar ve cankurtaran halatları üzerine yapılan barajlar nedeniyle kuraklıkla boğuşan Burdur Gölü, su seviyesinin en yüksek olduğu 1971 yılında üçte birini kaybetti.

Türkiye’nin 7. büyük gölü olan ve kuraklıkla boğuşan Burdur Gölü, farklı etkenler nedeniyle her geçen gün su kaybediyor. İklim değişikliği nedeniyle yağışların eskisi gibi olmaması, bölgede tarımsal faaliyetlerde kaçak sondajların kullanılması, gölü besleyen derelerin üzerine barajların yapılması bunlardan bazıları. Gölün su seviyesi, su seviyesinin en yüksek olduğu 1971 yılının Temmuz ayında 857,37 metre iken, 2023 yılının Temmuz ayında 837,68 metreye geriledi. Gölün yüzölçümü ise dolduğunda 17.998.210 hektar iken, bugün 11 milyon 866 bin 192 hektara geriledi.

Tekne tipi yapılıyordu

Geçmiş dönemlerde gölde yapılan tekne tipi göl sularının azalması nedeniyle artık yapılamamaktadır. Burdur Halk Plajı’nda teknelerin binmesi için kurulan iskele, suların çekilmesiyle gölün 18 metre dışında kaldı. Günümüzde amacını tam olarak yerine getiremeyen iskele, vatandaşların gelip hatıra fotoğrafı çektirdiği bir alan olarak kullanılmaktadır.

Besin açısından zengin olması ve göç yolları üzerinde olması nedeniyle her yıl binlerce kuşun uğrak yeri olan Burdur Gölü, eski hareketli dönemlerinden oldukça uzakta. Kış aylarında gölle özdeşleşen Kuyrukkuyruk Ördeklerinin bile görülmediği gölde, yaz aylarında gölde çok az flamingo kalıyor.

Ramsar Anlaşması çerçevesinde Sulak Alanların Korunması için Haziran ayında Burdur’da bir araya gelen akademisyenler ve kurum yöneticileri, gölün eski verimli zamanlarına kavuşturulması ve tahrip olan alanların kurtarılması amacıyla başlatılan projenin açılış çalıştayını gerçekleştirdi. Çalıştayda kurumların görevleri anlatılırken, sadece Burdur Gölü hakkında değil, Burdur’da bulunan göller bölgesinin diğer gölleri hakkında da bilgi ve fikir alışverişinde bulunuldu.

1977-80 döneminde Burdur’un belediye başkanı olan Bozcu, gölü anlattı.

1977’den 1980’e kadar 1980’li yılların ortalarında Burdur Belediye Başkanlığı yapan ve lider olmadan önce Devlet Su İşleri İkmal Şefi iken Burdur’da DSİ Burdur Şubesi’nin açılmasını sağlayan Çetin Bozcu, belediye başkanı olduktan sonra Burdur Gölü’ne birçok yeni faaliyet getirdi. Çetin Bozcu, gençlik yıllarında Burdur Gölü’nün cennet gibi bir yer olduğunu vurgulayarak, “1950-54’te bütün aileler faytonlarla, arabalarla göle gelir, çocukları ile yüzerlerdi. Bir şekilde ortadaki bir göl yükselmeye başladı ve sonra bir şekilde göl çekilmeye başladı, bunun elbette sebepleri var, tabiat olayları dedi ki o zamanlar hidrolog arkadaşlar bu gölün otuz yılda bir yükseldiğini, otuz sene sonra alçaldığını söylediler. Otuz sene sonra tekrar alçalıyor.”

“Burdur Gölü saniyede 800 litre su besliyordu”

Gölün su seviyesini yükseltmek için çareler aradığını ifade eden Bozcu, “Burdur Gölü’nü besleyen dereler var. En büyük dere var, Yarımköy, Yazıköy, Tefenni’den gelen Boz Çay var, çok iyi biliyorum. Orada hidrolog arkadaşlarla çalıştık. O zamanlar Burdur Gölü saniyede 800 litre su besliyordu. Karakent Çayı göllerden yoğun bir şekilde besleniyordu. Çiborlu tarafından sel gelirdi, sel baskınları. Çerçin ve Kışladan gelirdi.Şimdi o dereler kesilince gölün oksijeni azaldı.Bugün her yer mısır tarlası oldu.Sondajlara devam ettiler,barajlar yapıldı,sular kesildi,göl susuz kaldı.Buraya gelen balık üreten Hidrobiyoloji hocası dedi.Gölün en derin yeri 90 metre.Bu gölün 45 metresi çamur.Göl çekildikçe gölün dibinde çamur ve çamurla karşılaşıyoruz. Maalesef gölü bu hale getirdik, çok üzgünüm. Şimdi bu baraj sorunlarını bir kenara bırakıp Burdur’u besleyip dışarıdan verimli bir kaynaktan su ile doldurmak bunun için en uygun çözüm olacaktır” dedi.

“Böyle giderse bu göl kurur”

Çetin Bozcu, belediye başkanlığı döneminde Burdur Gölü için yaptığı faaliyetlere değinerek, “Burada deniz motoru yoktu, su sporlarıyla ilgili hareket yoktu, bunları yaptık. 1 Mayıs Kabotaj Şenlikleri yaptık, yüzme yarışları yaptık, insanları şevklendirdik. Burdur Gölü ondan sonra 45-50 beygirlik teknelerle doldu ama ondan sonra jet ski sevdası başladı. Göl jet ski, yelken ve botlarla karıştı. İnşallah bu göl jetlere karışır. kayaklar, yelkenler, tekneler.Umarım bu göle yine yağar, birileri bakar tabi ki, inşallah birileri bu göle sahip çıkar.Akdeniz veya Fethiye yakasından gelen su kaynakları boşa gitmesin diye bu gölü besliyor. Gölün suyunu artırmamız lazım yoksa bu gölde gelirden çok mutluluk var. Bu şekilde giderse bu göl kurur çünkü en derin yeri 90 metredir.” dedi.

“Kimsenin balık yetişemez dediği gölde inci kefali yetiştirdik”

Eski Önder Bozcu, belediye başkanlığı döneminde, dönemin valiliği ile gölde balık yetişemez diyenlere rağmen, çalışmaları sonucunda Burdur Gölü’nde binlerce İnci Kefali yetiştirdiğini belirterek, yaptığı işin değerine değinerek; “Ticaret odası ve zamanın valisi karar vermiş, oksijen destekli bidonlarda 800 adet inci kefali getirmişler. O balıkları kayıklarla bu gölün nehir kenarlarına atmışlar. Çerçin tarafına atılan balıklar bayılmış, gölün diğer kesimlerinden atılanlar kurtulmuş. İnci kefali derinlerde yaşayan bir balık türüdür. Deredeki taşları söktüğümüzde balık yumurtası bulduk. Bir gün Suludereli bir arkadaşın pazarda inci kefali sattığını gördüm. “Bu balıkları nereden buldunuz?” diye sorunca, “Burdur gölünden. Nasıl yakaladınız” dedim. Oldu. Bu yağmurlardan sonra meydana gelen sellerle bütün göl ölü balıklarla dolmuştu. Bu durumu hemen zamanın valisine ilettim. Keçiborlu Şeker Fabrikası’nda arıtma ve dinlenme göletleri yaptırmıştık ama balıkların ölme sebebi hücrelerinde cıva ve aldrin zehri bulunmasıydı. Biliyorsunuz Burdur Gölü havzasında her yıl 4 kilo cıva tohum temizleme evlerinde kullanılıyor. Cıva uzun süre kalıcı bir zehir. on yılda kırk kilo yapıyor. Aniden yağan yağmurlar döneminde balıklar üremek için derelere gittiklerinde orada zehirlendiler. Pancar bitlerini temizlemek için de aldrin zehiri kullanıyorlardı. Ancak yasak bir zehir. Bu balık rüyalarımızda uçup gitti, inşallah bu göl bir an önce kurtulur” diye konuştu.

sariveliler-haber.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu